09/02/2026

Gıda dağıtımında alınan kararlar çoğu zaman hız baskısı, yoğun operasyon temposu ve anlık ihtiyaçlar altında şekillenir. Bu ortamda yapılan küçük hatalar, zincirleme etkiler yaratarak stok dengesizliğinden teslimat gecikmelerine, maliyet artışından müşteri memnuniyetsizliğine kadar uzanan sonuçlar doğurabilir. Yanlış kararlar genellikle tek bir hatadan değil, karar alma sürecinde biriken operasyonel yanılgılardan kaynaklanır. Bu yanılgıları doğru okumak, sürdürülebilir bir tedarik yapısı kurmanın ilk adımıdır.

En yaygın operasyonel yanılgılardan biri, veriye yeterince dayanmayan karar alma alışkanlığıdır. Geçmiş deneyimlerin rehberliği değerlidir; ancak gıda dağıtımı gibi değişkenliği yüksek bir alanda tek başına yeterli değildir. Talep dalgalanmaları, bölgesel tüketim farklılıkları ve operasyonel kapasite sınırları sürekli değişirken, güncel verilerden kopuk kararlar alınması planlama hatalarını kaçınılmaz kılar. Bu durum, özellikle stok seviyeleri ve dağıtım planlarında dengesizliklere yol açar.

Bir diğer yanılgı, kısa vadeli çözümlerin uzun vadeli sonuçlarının göz ardı edilmesidir. Anlık talepleri karşılamak adına yapılan plansız sevkiyatlar, acil rota değişiklikleri veya kapasitenin üzerinde yüklenmeler, kısa süreli rahatlama sağlasa da orta vadede operasyonel yorgunluk ve maliyet artışı yaratır. Bu tür kararlar, sistemin geneline etki eden sorunların üzerini geçici olarak örterken kök nedenleri çözmez.

Operasyonel kör noktalar da yanlış kararların önemli kaynaklarındandır. Depo, dağıtım ve planlama süreçlerinin birbirinden kopuk ele alınması; zincirin bir halkasında alınan kararın diğer halkaları nasıl etkileyeceğinin yeterince düşünülmemesine neden olur. Örneğin depo kapasitesini zorlayan bir sevkiyat planı, dağıtımda gecikmelere yol açabilir. Bu tür kopukluklar, kararların sahadaki gerçek etkisinin geç fark edilmesine neden olur.

Yanlış kararların bir diğer nedeni, standartların yeterince tanımlı olmamasıdır. Süreçlerin kişisel deneyimlere göre yönetildiği yapılarda, benzer durumlarda farklı kararlar alınabilir. Bu tutarsızlık, operasyonel performansın öngörülebilirliğini azaltır. Standartları olmayan bir operasyon, karar kalitesini kişilere bağımlı hâle getirir ve ölçeklendikçe daha kırılgan bir yapı ortaya çıkar.

İnsan faktörü de operasyonel yanılgıların önemli bir parçasıdır. Yoğun iş temposu altında ekiplerin yalnızca sonuçlara odaklanması, sürecin sağlığını ikinci plana itebilir. Karar alma sürecinde yeterli iletişim kurulmadığında, sahadaki gerçekler planlama masasına tam olarak yansımaz. Bu kopukluk, iyi niyetle alınan kararların bile yanlış sonuçlar üretmesine neden olabilir.

Yanlış kararları azaltmanın yolu, karar alma sürecini sistematik hâle getirmekten geçer. Veriye dayalı değerlendirmeler, tanımlı süreçler ve ekipler arası güçlü iletişim, karar kalitesini artırır. Kararların yalnızca “doğru mu” değil, “operasyonun geneline etkisi ne olacak” sorusuyla ele alınması gerekir. Bu bakış açısı, yanılgıların erken aşamada fark edilmesini sağlar.

Gıda dağıtımında başarılı yapılar, hatasız kararlar almaktan ziyade hataları erken fark edip düzeltebilen sistemler kurar. Operasyonel yanılgıları görünür kılan, öğrenen ve sürekli iyileşen bir yapı; yanlış kararların maliyetini düşürürken operasyonel dayanıklılığı artırır. Bu yaklaşım, gıda tedarik zincirinde sürdürülebilir başarının temelini oluşturur.

Posted in Dağıtım